Kutu

Bir güneşe koydum denizi

Bir bahara

Dün sana düşündügüm bugünün sana dönük yüzünü

Evrimler arası geçiş gününü

Gömdüm bugün içimde ki büyüğü

Kararım kesin !

Bebek olamaya karar verdim yarın

Ben bir kelebek olabilir

Bir gün yaşayabilir

Sonra da ölebilirim

Ölmeden önce ankara da bir soğuk

İstanbulda bir bahar

Trabzonda bir yaz

Sonbahar da İzmir de

Ölmek isterim … hayali bile güzel be

Sayın dinleyen

Reklamlar

Sepet

Ben çok sevmiştim doğarken içimde bilinmez bir gizi , ardına dokunmadan seni bir daha görebilme ümidi olmadan , sessiz ve yavaş her zaman ki gibi sadece sabırlı davranarak her defasında yorulmayın göze aldığım kimsenin bilmediği hikayenin içinde kendimden kendimi vererek savaştığım senin ise bir kurşun dahi olsa sık istediğim beynime , teması olmayan oksijenlerin halleri içindeyim , nefesim dar kalbim ırkçı!

Bi tek senin adını sayiklayan çocuklar dolanıyor kalbimin parklarında ellerinde hüznü yüreklerinde umut .. biz gibi cocuguklugumuz gibi…

Ankara da mor elbiseli halinde ki sen gibi her kadın şimdi

Susturmaya çalışılan bir gitarın kimsenin anlamadığı notasıyım şimdi

Nazoşist sen & düşofren ben

Evlen benimle sepet …

Çikolatalı hüzün 

Mavi bir yolcu gemisinde çikolata fırtınaları çıktı geminin kaptanı elmalı şeker , geminin yardımcı kaptanı halkalı şekeri yanına çağırarak bu durumdan nasıl kurtulmalı diye lunapark da oynadılar , yolcular dan kurutulmuş mango meyvesi kaptana koşarak hızlı duruşlarla geri geldi , elleri terleyen muz yavaşça soyunmaya başladı sutyen ı görünür görünmez azgın kivi bütün eksiligini attı üstünden çikolatalar  daha dalgalı derin bir girdap olmaya devam ediyordu , dondurma çubuklarına çarpan mavi oyuncak gemi deki herkes yavaş yavaş donmaya başlıyordu , birden batman ve arı maya uzaktan görüldü . Kurtulacaklardi artık batmanın çantasından pepe çıktı bütün çikolatayı yedi arı maya bal yaptı batman ağladı pepe öldü tabi 

Sonuç çok yok 

Ortada daha hiç bir bok yok 

Nedeni var ama bi sebebi yok 

HEPSİ BU.. 

Ne zaman seni tanıdığımı hatırlamıyorum bile , bir tek şeyi biliyorum seni ne zaman unutabileceğimi bilmiyorum !

 

etik bir sefa göründü gönlüm ufuklarında bir yanımda dişi kırık bir mutluluk bir yanımda felçli bir hüzün … kendi kendime sorduğum her sorunun her soruya verdiğim yine her sorunun bir sorun olmasından çok kendi içine eriyen bir rüya olmasından korkuyordum. gözlerimden kalbime dokunaklı bir şarkı geliyor kalbim onay verdikten sonra beynimin içinde o şarkının her bir notası vuruyor saatlerce hemde tükenmeden ….

hepsi bu…

kaderime ekilmiş siyah beyaz bir fotoğraf oldun sanki , hep bir adım ötede sanki onca uzak mesafeye rağmen her sabah bir bulutla birlikte yanımdan geçiyordun , fırtınalarda hele soğuk bir rüzgar da sıcak bir aşk yeleği oluyordun bana…

sen güzel uyu hepsi bu…

yorulmaya başlamıştın bir gün gelme dedin bana! sana gelebilecekken gelme!

hepsi bu dedin…

biliyordum erken gidecektin dünyadan biliyordum da sanki çok çocuktum şaka diyordum kendime ,kendimi kandırmayı seninle sevdim ben ,

inanmak ;inanmak istemeler hep kaybetmeye sebep olacaksa hangi tufanlar hangi savaşlar getirir ki beni sana seni bana ,

sustum içim çıplak kaldı , vicdanım hür değil ellerini tutamadım istediğim kadar bir ömür boyu nezaret şimdi nefes almak

sen sevmezsin sessizliği umarım melekler sana cem den güzel şarkılar söylüyorlardır akşamları

huzurla uyu İLAYDA PORTAKALOĞLU

 

ne zaman gittiğini bilmiyorum , sen öldüğün zaman bizim haberleşmemiş yasaktı senden bana kalan manipülasyon fotoğrafların… @ilaydaportakaloğlu anısına

ruhun huzurla cennette dursun geleceğim  HEPSİ BU…